Darağacında olsak bile son sözümüz Türkiye son sözümüz Fenerbahçe!

Fenerbahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fenerbahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ekim 2009 Çarşamba

Roberto Carlos



Süper starımız Roberto Carlos İspanya'nın As gazetesine aralık ayında Fenerbahçe'den ayrılacağını buyurmuş. Gitmesine zerre üzülmem hatta yerine iyi bir santrafor alınacaksa müthiş memnun olurum.
Takım şuan puansal anlamda çok iyi gidiyor. Takım içinde bazı bölgelerde eksiklikler var. Volkan'ın, Gökhan'ın iyi bir yedeği yok hatta Baroni'nin bile iyi bir yedeği yok ama en önemli eksiklik sırtı kaleye dönük oynayabilen adam eksiltebilen ve gol yüzdesi iyi olan bir santraforumuzun olmayışı.
R3'ün gidişi takım içerisinde bir eksiklik yaratmaz. Sol bek mevkinde oynayabilecek 3 tane oyuncumuz var. Santos,Wederson ve Deniz.
Şayet gerçekten gidecekse R3 şimdiden öncelikli olarak bir santrafor arayışına girerse yönetim sevinirim. Devre arası Norbre'nin adam eksiltebilen cinsini bulsak o bile yeter bana.

5 Ekim 2009 Pazartesi

Asker Bülent



Osieck zamanında tek tesellimizdin gol kralı olarak daha sonra Pareiara zamanında ki 84 puanlı şampiyonlukta çok katkı verdin. Ali Şen'in Sakaryaspor kökenlilere uyguladığı tasfiyeden nasibini içerdeki bir Bursa maçından sonra sende aldın. Kornere attığın top kalemizde gol olmuştu ve bu da gönderilmenin bir bahanesi olmuştu sonrası keskin bir düşüş.
Sivasspor ile dirildin Sivasspor'u da dirilttin.
Şimdi gelinen noktada Türkiye'de sempatisini kaybetmiş bir antipatik kişilik olarak duruyorsun. Bundan sonrası için işin zor hocam.
İnşallah Sivassporvari bir başarıyı başka bir takımla yaşarsında iyi bir Fenerbahçe'li olarak yeniden iyi yerlere gelirsin.
Yolun açık olsun hocam.

2 Ekim 2009 Cuma

İdeal Kadro ve Daum




Kalede; Volkan Demirel
Savunmanın sağında; Gökhan Gönül
Tandemde; Bilica-Lugano
Savunmanın solunda; Andre dos Santos
Savunmanın önünde; Christian Baroni
Orta sahanın ortasında; Emre Belözoğlu
Orta sahanın sağında; Mehmet Topuz
Orta sahanın solunda; Özer Hurmacı
Forvet arkasında; Alex de Souza
Forvette; Semih Şentürk

Normali budur kendi futbol bilgime göre ama Daum ters adamdır. Yedek kulübesinde oyuncu sonradan girip skor üretecek oyuncu isteyecektir. O yüzden hep Semih-Mehmet-Özer ve Deivid yedek oturecaktır.

Fazla üstelememek lazım.Nihayetinde bana göre Daum benden ve ülkedeki çoğu insandan kat ve kat futbolu daha iyi biliyor ve birde üstüne üstelik Fenerbahçe'mizi çok iyi biliyor.

27 Eylül 2009 Pazar

Fenerbahçe Futbolu(Antalya Deplasmanı)




En son tercümanımızın kafasını yaran kanyak şişesinde kalmıştık şimdi bari malzemecimiz Cemil Abi'nin kafasına atılan davul tokmağı ile devam edelim. Öncelikle o tokmağa atana bir çift sözüm var; o tokmak var yaa ananın şimdi tövbe estağfurullah. İnsanı çileden çıkarıyor böyle tipler. Ulan ne istersin bir futbol emekçisinden.
Maça gelince bu kadar pozisyona giripte kaçırdığımız ilk maç oldu bu sezon. İlerde Alex-Guiza ile tempolu oynamayız. Kimse bunu beklemesin. Tempolu bir oyun için ilerde çift santrafor oynamalıyız. Semih-Guiza ya da Semih-Kazım ile ya da en uçta Alex-Semih ve yahut Alex-Kazım ile oynamalıyız.
Guiza bu sistemin tek santraoru değil bu haliyle. Sezon başında fiziken en azından güçlüydü süper kupa ve bazı lig maçlarında güzel oynadı ama şimdi oldukça güçsüz ve yine geçen seneki gibi gol kaçırmaya devam ediyor.
Maça dönecek olursak klasik futbolumuzu oynadık zaman zaman iyi pas yaptık Antalya'nın üzerimize gelmesine izin vermedik pozisyon bulduk golümüzüde attık sonrasında Gökhan'ın bir anlık konsantrasyon hatası sonucu golü yedik.
İlerleyen dakikalarda önce direkleri sonra Guiza'yı dövüp durduk. Bu kadar çok kaçırırken 2. golü yeriz diye düşünürken korner piyangosu sonucu galip geldik. Guiza o topu sürerken öldüm öldüm dirildim. İlginç oyuncu vesselam o kadar güçsüz iken o topu nasıl sürdü nasıl Semih'e bıraktı anlamış değilim. Bu maçta puan kaybetse idik belkide en fazla eleştiriyi Guiza alacaktı.Kadıköyde'ki ilk maçtada büyük ihtimal ıslık ve küfür yiyecekti maçı almamız en çokta Guiza'nın işine yaradı.

Gözüme çarpan bir kaç detayı paylaşayım oyuncularla ilgili.
Volkan; en büyük şanssızlığı az pozisyon veren bir takımda genelde maça ısınmadan net pozisyonlarla karşı karşıya kalması. Bursa maçında şut çıkarmadı belediyespor maçında şut çıkarmadı Antalya maçında Zituni'nin pozisyonuna maaruz kaldı sonrasında yine yere yatmadan onca dakikadan sonra iki net pozisyonu çıkardı. Kolay değil maça ısınmamış bir kalecinin o pozisyonları çıkarması.
Gökhan Gönül; çok yorgun. Dinlendirilmeli kesinlikle bir kaç maç. Özelliklede Sheriff maçında.
Bilica; oyunu iyi kuruyor. Top ayağındayken hem savunmayı hem takımı rahatlatıyor birde ileriye çıktığında gol atabilse mükemmel olacak.
Christian; son maçlarda biraz düşüşte olsa da bu maçta çok iyiydi keşke bir kaç yaş daha genç olsa. Daum uzun süre bizde kalırsa yeni bir Marco kazandırabilir bize.
Kazım; adamım. Bu sezon bana göre Alex'ten sonra en efektif futbolcumuz. Gol atar, bazen attırır, penaltı aldırır, adam eksiltir, şut atar, gollük ortalar keser, hava topu alır,indirir. Daha da iyi olacaktır. Şuan ki haliylede santrafor oynasa aradığımız ilaç olur. Hızlıdır. Arayada kaçar hatırlayın Chelsea maçını. Daum bir kaç kere denese santraforda fena olmaz diyorum.
Maçın hakemine gelince Yunus Yıldırım rezalet bir yönetim gösterdi. Bize gösterdiği saçma sapan sarı kartlar hele Bilica'ya gösterilen kart saçmalığın daniskası idi. Duran topları geçtim taç atışları bile saatlerce kullanılamadı yere yatanlar kalkmak bilmedi. Net bir penaltımızı es geçti Semih'in inidirlmesine sarı kart vermedi ve bir çok Antalyalı oyuncunun sarı kartını es geçti. Bu sene FB takımının rakiplerindeki oyuncular çok şanslı. Her türlü foulü ve provokasyonu rahatlıkla yapabilirler çünkü hakemler şartlanmış vaziyette kart vermemeye.
Hele tribünler sahaya istedikleri gibi yabancı madde atabilir hemde bol bol ana avrat küfür içeren tezahüratlarda bulunabilir. Nasıl olsa tek bir anons yok orta hakemin yabancı maddeleri alıp 4. hakeme vermesi falansa yok.
İyi oynamıyoruz kabulümdür ama bu şartlarda 7 de 7 mükemmel. Taraftarında biraz işin içine girmesi lazım.
Birde naçizane devre arasında R3'e yer verip bir santrafor almamız şart. Ortasahayada bir takviye fena olmaz gibi.

12 Nisan 2009 Pazar

Kanyak Şişesi



Kafası güzeller Samet Güzel'in kafasına kanyak şişesi atıp bu hale getirmişl. Derbi anlamında söylenecek birşey yok. İlk defa böyle bir rezalet izledim bir derbide. Üzüldüğüm tek nokta Samet'in durumu.
Bu arada guiza defol git oğlum.

8 Nisan 2009 Çarşamba

Bir İhtimal Dönerse


Fenerbahçe, Uyumsuzluk Mahkemesi'ndeki Mehmet Aurelio davasını kazandı.. Sarı lacivertliler, opsiyon hakkını kullanarak sözleşmesini uzatmasına rağmen İspanya'nın Real Betis takımına transfer olan Aurelio'dan 5 milyon 250 bin Dolar tazminat hakkı kazandı.. Milli futbolcunun CAS'a itiraz hakkı var..

Bu haber birden düşüverdi internet sitelerine. hani diyorum ki; Betis bu parayı vermemek için Aurelio'yu bize verirse Aurelio menajeri darbükatör baryam'ı şutlarsa aradaki kırgınlıklar giderilirse ve sene Aurelio yine bizde olursa güzel olmaz mı?

6 Nisan 2009 Pazartesi

Allah Utandırmasın!


Uzun zamandır bloga birşeyler yazmıyordum. FB'nin malum durumundan dolayı. FB kötüyken FB hakkında konuşmak hiç içimden gelmiyor. FB'li arkadaşlarla bile FB'yi konuşmuyorum.
Sezon sonu için şampiyonluk gibi bir ümidim yok.Ligin bitimine 8 hafta kaldı ve bu hafta Gs ile oynayacağız. Sezonun bana göre en önemli maçı. Bu maçta alacağımız bir 3 puan bizi şampiyonlar ligine taşır. Son 5 yılda 4 kere Cl vitrinine çıktık. Bir kere gruplarda 3. olup uefadan yolumuza devam ettik bir kere çeyrek final oynadık. 2 kere de son maçta uefa iddiamız vardı. Ne olursa olsun Cl heyecanı bir bambaşka. O yüzden bu maçı kazanmak zorundayız.
Aragones'i bilemem ama benim kafamda 2 plan var. İkisinde de Alex 11'te değil. İlk kadrom;

volkan
gökhan-lugano-önder-r3
deivid-deniz-josico-emre
semih-guiza

Bu onbir ile Gs'nin ortasahasını bozarız. Deniz ve Josico'nun oyunu yönlendiremeyeceğini biliyorum ama ortaya yaklaşacak Emre ve Deivid bu işi kotarabilir. Semih ise Alex'in üstelendiği rolü üstelenebilir. Hem rakip stoperlerin çıkmasını engeller hem ilerde top tutar hem oyunu kanatlara açabilir hem de savunma arkasına iyi toplar atabilir.
Maçın kilit adamı bana göre Volkan ile Guiza. Sadece oyuna konsantre olursa Volkan kalesinde devleşebilir. Guiza'ya gelince gireceği pozisyonlarda istediklerini üzerinde baskı olmadan gerçekleştirebilmeli. Son 3 maçında 2 gol 1 asist ile oynadı. Biraz olsun özgüven geldi.

2. planım ise;

volkan
gökhan-lugano-önder-r3
deivid-deniz-emre-wederson
semih-guiza

Bu onbir ise kendi oyunumuzu oynamaya yönelik bir onbir. Deniz şu sıralar çok formda. Tandemin önünde yer alıp defansı rahatlatacaktır. Emre ortalama bir oyun oynarsa ileriye daha rahat bir top taşırız. Wederson ise bu tür maçlarda iyi oynar. R3 ile birlikte Kewell'ı durduracaklardır. Bu onbirde ise Emre kritik oyuncu olur. Samiyen'de Gs'li taraftarlar ve oyuncular Emre'nin üzerine geleceklerdir. Emre tahriklere kapılmadan sadece oyununu oynarsa faydalı olur. Öbür türlü sahada ya silinir ya da sinirlenip kendini attırır.

Alex' gelince. Arkasındaki dörtlü maalesef şuan Alex'in performansını artıracak bir dörtlü değil. O yüzden maçın gidişatına göre oyunda olmalı Alex.

Bunlar kağıt üzerinde yazıp çizebileceklerim ama sonuçta bu futbol ve top yuvarlak. her an herşey olabiliyor. Son raddede Allah yardımcımız olsun, Allah utandırmasın.

11 Şubat 2009 Çarşamba

Emre Sorunsalı ve Başkan


FB'ye son dönemlerde sezon başı maçları ve devre arasından sonra gelen maçlar hep sorun teşkil etmiştir bir de bunun üzerine Emre sorunsalı eklendi. Selçuk-Josico ikilisi ile takımın pas yüzdesi düşük olsa da ortasaha ve savunma direnci fazla olduğu için sıkıcı futbola rağmen yine de istenilen sonuçlar alınıyordu. Orta sahaya Emre'nin yerleşmesinden sonra takımın direnci önemli ölçüde düştü ve istenilmeyen sonuçlar ortaya çıktı. Emre kadar Alex-Guiza sorunsalı da var o da uzun uzadıya konuşulması gereken bir konu ama şimdilik konumuz Emre.
Gs'den kalan alışkanlığıyla rakibine kasti şekilde kırmızı kartlık fouller yapan bir futbolcuya yakışmayacak şekilde rakipleri ile didişen Emre aynı zamanda da müthiş formsuzluğuyla da başımıza büyük bela oldu. Aldığı astronomik ücrette göz önünde tutulursa kulüp adına çok büyük bir zarar Emre ve bütün bunların sorumlusu bana göre başkan. Yaptığı hatalardan ders almayıp aynı hataları tekrarlayarak sonuçlarına bizlerle beraber katlanmak zorunda bundan sonrası için. Son kez hatalarından ders alınır mı bilinmez ama Emre sorunu gibi başımıza sorunlar açan başkan artık kredisini tüketme durumunda.
Bu arada blogumu takip edenlerden özür diliyorum. Yarı yıl tatiline girdiğimiz için bloga birşeyler yazamadım sonrasında biraz da FB'nin kötü hali futboldan soğuttu beni. Bundan sonra naçizane karalarız birşeyler ve umarım FB hakkında güzel şeyler yazarız

21 Ocak 2009 Çarşamba

İlk Defa


Avrupa Bayanlar CEV Kupası 1981 yılından bu yana düzenlenmekteymiş. Daha öncesinde avrupanın 3 numaralı kupasıymış 2008 yılında 2 numaraya terfi etmiş. Türk takımlarının en iyi derecesi 1993 yılında Eczabaşı'nın aldığı 2.lik olmuş. En son 2001 yılında Bjk 4. olmuş bu kupada ve bizde ilk defa son 4'e kalıyoruz bu kupada. Helal olsun kızlarımıza!

Beklemedeyiz




Lugano ve Devid ile anlaşılamadıktan sonra Alex ve Roberto Carlos'un kontratlarını uzatmak benim için pek anlam ifade etmeyecek. Yönetim gerekli fedakarlıkları yapmalı. Bugün Lugano ve Deivid ayarında yabancı almaya kalksak en az cebimizden 15 milyon avro çıkarmak zorunda kalırız. Ne olur yönetim bir aptallık yapma!

16 Ocak 2009 Cuma

Özgür Çek A Takımda


PAF Ligi'nde 19 maç 4 gol, Özel Turnuva ve Kupalar da 11 maç 2 gol, 18 özel maçta 2 gol, Deplasmanlı Süper Gençler Ligi'nde 14 maçta 6 gol ve Avrupa Şampiyonasında 5 maçta 1 gol. Toplamda 67 maçta 15 gol.
Bu istatistik forvete dönük bir ortasaha oyuncunun istatistikleri değil ya da gelişme kaydeden genç bir forvetin istatistikleri değil. Bu istatistik sol kanatta hem bek hem açık oynayan genç Özgür'ün istatistikleri. Benim için oldukça etkileyici bir istatistik. Özgür'ü hiç izlemedim ama izleyenler gelecek vaadeden bir oyuncu olduğunu söylüyor ve bugün FB TV'de A takıma yükseltildiği haberi verildi. Sevindirici bir gelişme. Umarım Özgür ilerleyen yıllarda istenilen gelişmeyi kaydeder de A takımın vazgeçilmez oyuncularından biri olur.
Özgür ile ilgili daha detalı istatistikler için http://www.tff.org/Default.aspx?pageID=30&kisiID=718176 buraya bakabilirsiniz.

15 Ocak 2009 Perşembe

İlklerin Takımı



Voleybolda ilk defa lig şampiyonluğu + Türkiye Kupası şampiyonluğu sevincini bizlere yaşatan Efelerimiz bu seferde voleybolun şampiyonlar liginde çeyrek finale kalarak hem bizlere hemde Türk sporseverlere bir ilki yaşattılar. Hepsine helal olsun. Bu maçı canlı yayınlamayıp gecenin bilmem kaçına bant yayın koyan Trt 3'e de yazıklar olsun!

14 Ocak 2009 Çarşamba

Takım Otobüsü



Bir zamanlar takım otobüsümüz.

13 Ocak 2009 Salı

Resmi Site Izdırabı Bilmem Kaç



Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız Galatasaray ile karşı karşıya geldi. Takımımız karşılaşmadan 89-54 gibi farklı bir skorla galip ayrıldı.

Karşılaşmanın periyotları ve oyuncularımızın attığı sayılar şöyle:

PERİYOTLAR:
1. PERİYOT: 24-11
İLK YARI: 47-21
3. PERİYOT: 22-17

Sayılar: Utku, Berk 3, Ahmet 15, Hayrullah 8, Metecan 13, Yiğit 2, Umut 13, Berkecan 7, Berke, Orçun 3, Kerem 6, Ziya 19.

Resmi site Küçük Erkek Basketbol Ligi'ndeki Gs galibiyetimizi haber ederken yukarıdaki resim ve metinle yetinmiş. O çocukların emeklerine hürmeten bir kaç resim eklemek ayrıntılı istatistik vermek çok mu zor?

Şimdi Destek Zamanı



Önce Çarşamba günü saat 19:30'da Burhan Felek'te CSKA Sofya ile karşılaşacağız. Bu maçı alırsak ilk kez erkek voleybolunda bir Türk takımı Avrupa'nın en iyi 8 takımı arasına girecek. Bir ilki gerçekleştirmek adına herkes Burhan Felek'e!



Perşembe günü ise saat 21:15'te Abdi İpekçi'de Lottomatica Roma ile karşılaşacağız şayet 9 farklı bir galibiyet alırsak Avrupa'nın en iyi 16 takımı arasına 2. torbadan gireceğiz.
Bizleri amatör branşlarda en iyi şekilde temsil eden oyuncularımızı yalnız bırakmamamız lazım. Haydi herkes salonlara!

12 Ocak 2009 Pazartesi

Galip Beğ'e ve Arkadaşlarına İhanetdir



Galip Beğ ve arkadaşlarına ihanetdir Tokat maçında Emre'ye kaptanlık verilmesi. Söyleyecek söz edecek laf bulamıyorum.

11 Ocak 2009 Pazar

Anadolu'dan Fener Geçti



Anadolu'dan Fenerimiz geçiverdi ortaya güzel manzaralar çıktı. Her ne kadar rakip güçsüz de olsa karlar altında oyuncu değişikliklerine kadar iyi top çevirdik. Sene başında alınan ve o dönemde sakatlıklarla boğuşan Josico-Emre fit gözüktü tam manasıyle. Hele Emre'nin böyle bir zeminde sakatlanmaması kıyamet alametleriyle eş değerde. Uzun yıllar alamadığımız kupayı önce Çakır Cüneyt sonra Dereli Selçuk atamalarıyla federasyon bir kez daha alamayacağımızı deklare etmiş olsa da bir umut bizimkisi.
Maçın güzelliklerinden biride oyuncularımızın tribünlere forma dağıtması.Tokat halkının gösterdiği teveccüh ve Volkan Babacan'ın ben buradayım dercesine kalede güven vermesi. Şimdi Eskişehir maçına tamamı yedeklerden oluşan bir kadro ile çıkmalıyız. Emreciksin ile Kayalı 90 dakika izlemeliyiz.

Fortis Türkiye Kupası D Grubu 3. Hafta Müsabakası
STAT: Tokat Gaziosmanpaşa
HAKEMLER: Selçuk Dereli, Neşet Merdin, Ömer Faruk Yeşil
TOKATSPOR: Mehmet, Gökalp, Fatih, Şahin, Evren, Taner, Adem(Ersan dk. 46), Şamil, Ahmet(Sinan dk. 83), Mustafa(Mahmut dk. 75), Bülent.
YEDEKLER: Deniz, Kemal, Hüseyin, Ferhat
TEKNİK DİREKTÖR: Namık Altunsoy

FENERBAHÇE: Volkan Babacan, Gökhan Gönül, Lugano, Edu, Vederson, Kazım, Emre (Deniz dk. 78), Josico, Uğur Boral (Ali Bilgin dk. 60), Deivid, Güiza(Burak dk. 66)
YEDEKLER: Mert, Önder, Maldonado, Yasin
TEKNİK DİREKTÖR: Luis Aragones

GOL: Kazım (dk. 9) (Fenerbahçe)
SARI KARTLAR: Lugano, Burak (Fenerbahçe), Ersan, Evren (Tokatspor)

10 Ocak 2009 Cumartesi

Sarı-Lacivert Kurtuluş


Siz Fenerbahçeli olmayabilirsiniz!..
Ama onlar Fenerbahçeliydi!..
Kurtuluş Savaşı'nda İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanı General Harrington'ın arabasını çalıp Mustafa Kemal'e hediye eden Fenerbahçeli Futbolcu Casuslar...
Kulüp bu hırsızlık olayından dolayı General tarafından basılıp kapatılmak istenince ayaklanan bir Anadolu halkı!..
Balıkçılık yapıyoruz diye İngiliz askerleri kandırıp Anadoluda'ki Kurtuluşa silah kaçakçılığı yapan kaleciler, defans oyuncuları, forvetler...

Ve Atatürk'ün nasıl koyu bir Fenerbahçeli olduğu...
Hepsi bu kitapta...

...Harrington, tepkilere daha fazla dayanamadı, 70 gün sonra Fenerbahçe'nin yeniden açılması kararını imzalarken içinden şöyle düşünüyordu:
"Bu ne tuhaf bir millet! Ülkelerini işgal ettik bu kadar tepki göstermediler. Feneri kapattık hepsi ayaklandı.. Neredeyse silaha sarılacaklar."

Fenerbahçe sadece bir futbol kulübü değildir.Fenerbahçe geçmişte "vatan ve özgürlük mücadelesi" vermiş bir ulusal teşkilatın adıdır. Fenerbahçe, emperyalizme kaşı verilen ilk bağımsızlık savaşının aktif katılımcısı, emperyalist kuşatmayla çevrilen bir ulusun tek moral kaynağı, tek umut ışığıdır. Fenerbahçe, Mustafa Kemal'in önderliğinde gerekleşen Kurtuluş Savaşı'nın sarı-lacivert rengidir. Fenerbahçe, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal'in gönül verdiği takımdır.

Elinizdeki kitap, Fenerbahçe'nin gizli tarihini Atatürk'ün hayatıyla paralel olarak incelemektedir. Bu kitapta Fenerbahçe ve Atatürk'le birlikte Kurtuluş Savaşı, bu savaşın gizli kahramanlarının penceresinden anlatılmaktadır.

Kitabın tanıtımında böyle deniliyor. İlgimi çekti. En kısa sürede kitabı temin etmeyi düşünüyorum. İlginç bir kitaba benziyor. Kitabı internet üzerinden almak isteyenler; bu http://www.vesaire.com/urun.php?products_id=136210&tree=kitap&sid=08ca2d1293cae4457d78979b1e65f5b8 linkten ulaşabilirler.

9 Ocak 2009 Cuma

Bir Elime Geçirsem



Nasıl bir resmi sitemiz var anlamış değilim. Nerde saçma sapan işler varsa bizim resmi sitede. Kimdir bu siteyi düzenleyen acaip merak ediyorum. Beni ve birçok renkdaşı mı sinirden kanser edecek bu gidişle. Elime bir geçirsem resmi sitemizin editörünü ıslatıp ıslatıp döverim. O raddeye geldim. Guiza ilgili bir haberde resmi sitede kullanılan resme bakar mısınız? Rezaletin daniskası.

23 Aralık 2008 Salı

Gökhan Emreciksin Fenerbahçe'de mi?



Fenerbahçe ile oynanan iki Ankaragücü maçında izlemiştim. Kısır maçlar olduğu için Emreciksin'e fazla dikkat etmemiştim ama tekniğiyle az biraz dikkatimi çekmişti sonrasında Gs ve Bjk maçlarının özetlerinde şutları ilgimi çekti. İlk yarıyı da 4 gol 2 asistle tamamlamış. Ankaragücü gibi bir takımda bu istatistik oldukça değerli. Futbol bilgisine güvendiğim bazı blog yazarları faydalı olacağını söylüyor birde sol açıkta ters ayakla daha önce oynamışlığı varmış. En çok sol tarafta yabancılık çekmeyeceğine seviniyorum çünkü Uğur Boral hücum aksiyonlarında yapması gerekeni ya erken ya geç ya da kararsızlıktan yapamayan birde R.Carlos'un koridorunu açamayan bir oyuncu yine de bana göre faydalı bir oyuncumuz ama Emreciksin bu bölgede kullanılmalı ve sezon içerisinde 4-5 maçlık müthiş patlamalar yapan Uğur uygun maçlarda kullanılmalı.
Emreciksin kesin olarak imza atmadan transferine inanmayacağım çünkü bu yaz oldukça fazla hayal kırıklığı yaşadım umarım bu transfer gerçekleşir ve umarım Emreciksin'de faydalı olur.