Darağacında olsak bile son sözümüz Türkiye son sözümüz Fenerbahçe!

18 Nisan 2011 Pazartesi

Şaaampiyon




2010-2011 Kadınlar Basketbol Ligi Şampiyonu Fenerbahçe'mizi canı gönülden kutlar başarılarının devamını dilerim. Bu şampiyonluk kupası özellikle Ünal Özüak denilen Hınçal'ın tasmalısı gazeteci müsvettesine gelsin.

12 Ocak 2011 Çarşamba

Medyadaki Son Cinsler



Ercüment İşleyen; milliyet.com'un editörü. Değişik bir tip Fenerbahçe ile ilgili alaycı, aşağılayıcı manşet atılmasından bu manşetleri gören Fenerbahçelilerin 7 sülalesini rahmetle anmasından haz alan değişik bir kişilik.



Barış Kuyucu; görmemişin twitter hesabı olmuş tutmuş Fenerbahçe'yi maç satın almakla suçlamış bir de üzerine ırkçılık yapmış ama herşeye rağmen CNNTURK'ün spor müdürlüğünü yapabiliyor bu tip. Bu ülkede zaten bir Türklüğe bir de Fenerbahçe'ye sövmek prim yapar halde.

Yukarıdaki tiplere karşı bir Fenerbahçeli'nin yapabileceği en iyi şey bunları yok saymaktır. Yani o site tıklanılmayacak, o kanal izlenilmeyecek, kanal listesinden çıkarılacak. Ben şahsen öyle yapıyorum.

3 Ekim 2010 Pazar

İnsan Fenerbahçe düşmanı olmaya görsün


İnsan Fenerbahçe düşmanı olmaya görsün. Fenerbahçe maçlarını adam gibi anlatamaz mısın sen? Her pozisyonda atılan gollerde aklın sıra Fenerbahçe'ye inceden giydirmeler karı gibi sinsi laflar. Sana maç sırasında ettiğim küfürler burdan Fizan'a yol olur. O derece küfrü hakediyorsun.
Şu adamın Fenerbahçe maçlarını sunmasınada biz camia olarak izin veriyorsak biz bitmişizdir son raddede.

27 Ağustos 2010 Cuma

Bela


Fenerbahçe futbol takımının ve tribünlerinin başına musallat olmuş bu belanın en kısa sürede gitmesi dileğiye...
Amin!

7 Aralık 2009 Pazartesi

Benzin Döküp Yakılası Mahlukatlar








Gün gelir devran döner. Hesap sorulur. Bir kenara not düşmek gerekiyor.

19 Ekim 2009 Pazartesi

Nefes Alamadım



Haftasonu Türkiye'de ki Kürt etnisitesinin ve bizim yanlış devlet politikalarımız sonucu ortaya çıkan bazı art niyetli orospu çocuklarınında yıllardır terör rantından dolayı beslenmesi sonucu uzun süredir kanayan bir yara olan terörün ve bunun yansımalarından sadece biri olan gariban anadolu evlatarının dağda kışta nasıl pisi pisine şehit edildiğini anlatan değişik ve çarpıcı bir çalışma olan ''Nefes'' filmine gittim.
Film bittiğinde nefes almakta güçlük çeker bir haldeyim. Film ne kadar gerçeğe yansıtır bilemem ama yıllardır dağ karakollarında avrupalı ve amerikalı piçlerin her türlü desteği ile silahlanmış pkklı teröristerin güç durumda kalmış askerlerimizi nasıda kolay bir şekide şehit ettiğini görünce içimde müthiş bir sızı koptu. Kendime,düzene ve dünyaya ettiğim küfür kalmadı.
Bu filmi gidin görün derim. Acı bir gerçek yüreğinize çarpacak belki benim gibi nefes almakta güçük çekeceksiniz ama zayıf düştüğümüzde nasıl en yakınımızdakiler bile bize karşı ne kadar acımasız olabiliyorlar göreceksiniz.
Filmden sonra Antep maçınada konsantre olamadım. Bir kaç gündür aklıma filmden sahneler geldikçe zaten kahroluyorum. Fenerbahçe maçı izerken bile bazı sahneler gözümün önüne geliyordu.

7 Ekim 2009 Çarşamba

Ne Alaka La Gerizekalılar




Hürrriyet gazetesinin Ankara Belediyespor'un bir alt kümeye düşürülmesiyle ilgili haberde kullandıkları başlık aynen yukarıda.
Kaba bir tabir olacak ama ne alaka lan gerizekalılar diyesim var. Fessüphanallah yaa!

Roberto Carlos



Süper starımız Roberto Carlos İspanya'nın As gazetesine aralık ayında Fenerbahçe'den ayrılacağını buyurmuş. Gitmesine zerre üzülmem hatta yerine iyi bir santrafor alınacaksa müthiş memnun olurum.
Takım şuan puansal anlamda çok iyi gidiyor. Takım içinde bazı bölgelerde eksiklikler var. Volkan'ın, Gökhan'ın iyi bir yedeği yok hatta Baroni'nin bile iyi bir yedeği yok ama en önemli eksiklik sırtı kaleye dönük oynayabilen adam eksiltebilen ve gol yüzdesi iyi olan bir santraforumuzun olmayışı.
R3'ün gidişi takım içerisinde bir eksiklik yaratmaz. Sol bek mevkinde oynayabilecek 3 tane oyuncumuz var. Santos,Wederson ve Deniz.
Şayet gerçekten gidecekse R3 şimdiden öncelikli olarak bir santrafor arayışına girerse yönetim sevinirim. Devre arası Norbre'nin adam eksiltebilen cinsini bulsak o bile yeter bana.

6 Ekim 2009 Salı

Fenerbahçe'nin Futbolu (Gençlerbirliği Maçı)




Bu maç için diyebileceğim tek şey orta sahadaki presimiz. Bu presi bütün maçlara yayamayız biliyorum ama ara sıra böyle oynarsak Gençler gibi ligin en genç ve diri takımlarına bile pozisyon anlamında sadece uzaktan şut anlamında şans veririz ki kalede çok formda bir Volkan var zor gol yeriz.
Gençler maçının özelinde Emre'ye parantez açmak lazım. İyi anşalabileceği futbol zekasına sahip bir ön libero ile ortasahanın ortasını parselliyor şuan. Bu Emre için çok büyük bir avantaj şayet Selçuk ya da Deniz ile birlikte oynasa performansı kesinlikle böyle olmaz.
Christian anladığım kadarıyla önde bastığında hücuma çıkan rakiplerden kolay top çalabilen bir oyuncu ama savunmayı ve Emre'yi rahatlamak için biraz geride kalıyor ara sıra önde bassa rakip takımları çok kontrolsüz yakalarız çünkü Emre bu işi Christian'dan da iyi yapabilen bir oyuncu. Sadece ortasahamızın bu özelliği bile bize çok gol kazandırır.
Birde M.Topuz'un sağ kanadı parsellemesi var. Şuan G.Gönül ile iyi anlaşamasada yaptığı pres ile ortasahamızın direncine direnç kattı bu maçta. Daum Wedo'yu sol öne alıp Santos'u geriye çekse M.Topuz-Christian-Emre-Wedo ortasahası bana göre Türkiye'nin en dirençli ortasahası olur. Zaman zaman bunu denese güzel olur.
Takımın diğer oyuncularına gelince Volkan çok formda nazar değmesin. G.Gönül'de düşüş devam ediyor. Toparlyacaktır diye düşünüyorum. Bilica-Lugano uyumu gittikçe artıyor. Bilica iyi seviyede Lugano ise oynadıkça seviyesini artıracak bir oyuncu. Şimdilik Bilica'nın gerisinde Lugano. Wederson yine görevini yapan bir görüntüde. İyi bir şut tehdidide olduğu için bana göre her zaman sahada olmalı.
Alex'e denilecek birşey yok. O'nun gbisi gelmedi. Guiza'ya gelince fiziken güçlü olsa bu ligin tozunu attırır ama güçsüz ve o yüzden kaçırdıkça kaçırıyor önceki maçlara nazaran bu maçta iyiydi. Süper kupa maçındaki fiziki gücüne ulaşsa ve bunu muhafaza etse bana yetecek.
8'te 8 yapmamız ve puan farkını 5'e çıkarmamız güzel oldu. Bu ciddiyeti devam ettirmeliyiz lig uzun maraton.

5 Ekim 2009 Pazartesi

Asker Bülent



Osieck zamanında tek tesellimizdin gol kralı olarak daha sonra Pareiara zamanında ki 84 puanlı şampiyonlukta çok katkı verdin. Ali Şen'in Sakaryaspor kökenlilere uyguladığı tasfiyeden nasibini içerdeki bir Bursa maçından sonra sende aldın. Kornere attığın top kalemizde gol olmuştu ve bu da gönderilmenin bir bahanesi olmuştu sonrası keskin bir düşüş.
Sivasspor ile dirildin Sivasspor'u da dirilttin.
Şimdi gelinen noktada Türkiye'de sempatisini kaybetmiş bir antipatik kişilik olarak duruyorsun. Bundan sonrası için işin zor hocam.
İnşallah Sivassporvari bir başarıyı başka bir takımla yaşarsında iyi bir Fenerbahçe'li olarak yeniden iyi yerlere gelirsin.
Yolun açık olsun hocam.

4 Ekim 2009 Pazar

E Nihayet




En sonunda geri döndüler. Şimdiye kadar gösterdikleri kararlı ve dik duruşları için Fenerbasket'e teşekkür ederim. Adamsınız hepiniz Aydın Örs gibi. http://www.fenerbasket.com/

3 Ekim 2009 Cumartesi

Naçizane



Bjk'li önde gelenler bir araya gelsin Süleyman Seba'nın işaret edeceği birini başkan adayı olarak kongreye çıkarsınlar.
Çarşı dağıtılsın.
Bjk'de herşey zamana bırakılsın.
Naçizane benim reçetem bu.
Tabii kongre üyeleri eşşeklik yapıp yeniden Demirören'i seçerse birşey diyemem.

2 Ekim 2009 Cuma

İdeal Kadro ve Daum




Kalede; Volkan Demirel
Savunmanın sağında; Gökhan Gönül
Tandemde; Bilica-Lugano
Savunmanın solunda; Andre dos Santos
Savunmanın önünde; Christian Baroni
Orta sahanın ortasında; Emre Belözoğlu
Orta sahanın sağında; Mehmet Topuz
Orta sahanın solunda; Özer Hurmacı
Forvet arkasında; Alex de Souza
Forvette; Semih Şentürk

Normali budur kendi futbol bilgime göre ama Daum ters adamdır. Yedek kulübesinde oyuncu sonradan girip skor üretecek oyuncu isteyecektir. O yüzden hep Semih-Mehmet-Özer ve Deivid yedek oturecaktır.

Fazla üstelememek lazım.Nihayetinde bana göre Daum benden ve ülkedeki çoğu insandan kat ve kat futbolu daha iyi biliyor ve birde üstüne üstelik Fenerbahçe'mizi çok iyi biliyor.

27 Eylül 2009 Pazar

Fenerbahçe Futbolu(Antalya Deplasmanı)




En son tercümanımızın kafasını yaran kanyak şişesinde kalmıştık şimdi bari malzemecimiz Cemil Abi'nin kafasına atılan davul tokmağı ile devam edelim. Öncelikle o tokmağa atana bir çift sözüm var; o tokmak var yaa ananın şimdi tövbe estağfurullah. İnsanı çileden çıkarıyor böyle tipler. Ulan ne istersin bir futbol emekçisinden.
Maça gelince bu kadar pozisyona giripte kaçırdığımız ilk maç oldu bu sezon. İlerde Alex-Guiza ile tempolu oynamayız. Kimse bunu beklemesin. Tempolu bir oyun için ilerde çift santrafor oynamalıyız. Semih-Guiza ya da Semih-Kazım ile ya da en uçta Alex-Semih ve yahut Alex-Kazım ile oynamalıyız.
Guiza bu sistemin tek santraoru değil bu haliyle. Sezon başında fiziken en azından güçlüydü süper kupa ve bazı lig maçlarında güzel oynadı ama şimdi oldukça güçsüz ve yine geçen seneki gibi gol kaçırmaya devam ediyor.
Maça dönecek olursak klasik futbolumuzu oynadık zaman zaman iyi pas yaptık Antalya'nın üzerimize gelmesine izin vermedik pozisyon bulduk golümüzüde attık sonrasında Gökhan'ın bir anlık konsantrasyon hatası sonucu golü yedik.
İlerleyen dakikalarda önce direkleri sonra Guiza'yı dövüp durduk. Bu kadar çok kaçırırken 2. golü yeriz diye düşünürken korner piyangosu sonucu galip geldik. Guiza o topu sürerken öldüm öldüm dirildim. İlginç oyuncu vesselam o kadar güçsüz iken o topu nasıl sürdü nasıl Semih'e bıraktı anlamış değilim. Bu maçta puan kaybetse idik belkide en fazla eleştiriyi Guiza alacaktı.Kadıköyde'ki ilk maçtada büyük ihtimal ıslık ve küfür yiyecekti maçı almamız en çokta Guiza'nın işine yaradı.

Gözüme çarpan bir kaç detayı paylaşayım oyuncularla ilgili.
Volkan; en büyük şanssızlığı az pozisyon veren bir takımda genelde maça ısınmadan net pozisyonlarla karşı karşıya kalması. Bursa maçında şut çıkarmadı belediyespor maçında şut çıkarmadı Antalya maçında Zituni'nin pozisyonuna maaruz kaldı sonrasında yine yere yatmadan onca dakikadan sonra iki net pozisyonu çıkardı. Kolay değil maça ısınmamış bir kalecinin o pozisyonları çıkarması.
Gökhan Gönül; çok yorgun. Dinlendirilmeli kesinlikle bir kaç maç. Özelliklede Sheriff maçında.
Bilica; oyunu iyi kuruyor. Top ayağındayken hem savunmayı hem takımı rahatlatıyor birde ileriye çıktığında gol atabilse mükemmel olacak.
Christian; son maçlarda biraz düşüşte olsa da bu maçta çok iyiydi keşke bir kaç yaş daha genç olsa. Daum uzun süre bizde kalırsa yeni bir Marco kazandırabilir bize.
Kazım; adamım. Bu sezon bana göre Alex'ten sonra en efektif futbolcumuz. Gol atar, bazen attırır, penaltı aldırır, adam eksiltir, şut atar, gollük ortalar keser, hava topu alır,indirir. Daha da iyi olacaktır. Şuan ki haliylede santrafor oynasa aradığımız ilaç olur. Hızlıdır. Arayada kaçar hatırlayın Chelsea maçını. Daum bir kaç kere denese santraforda fena olmaz diyorum.
Maçın hakemine gelince Yunus Yıldırım rezalet bir yönetim gösterdi. Bize gösterdiği saçma sapan sarı kartlar hele Bilica'ya gösterilen kart saçmalığın daniskası idi. Duran topları geçtim taç atışları bile saatlerce kullanılamadı yere yatanlar kalkmak bilmedi. Net bir penaltımızı es geçti Semih'in inidirlmesine sarı kart vermedi ve bir çok Antalyalı oyuncunun sarı kartını es geçti. Bu sene FB takımının rakiplerindeki oyuncular çok şanslı. Her türlü foulü ve provokasyonu rahatlıkla yapabilirler çünkü hakemler şartlanmış vaziyette kart vermemeye.
Hele tribünler sahaya istedikleri gibi yabancı madde atabilir hemde bol bol ana avrat küfür içeren tezahüratlarda bulunabilir. Nasıl olsa tek bir anons yok orta hakemin yabancı maddeleri alıp 4. hakeme vermesi falansa yok.
İyi oynamıyoruz kabulümdür ama bu şartlarda 7 de 7 mükemmel. Taraftarında biraz işin içine girmesi lazım.
Birde naçizane devre arasında R3'e yer verip bir santrafor almamız şart. Ortasahayada bir takviye fena olmaz gibi.

12 Nisan 2009 Pazar

Kanyak Şişesi



Kafası güzeller Samet Güzel'in kafasına kanyak şişesi atıp bu hale getirmişl. Derbi anlamında söylenecek birşey yok. İlk defa böyle bir rezalet izledim bir derbide. Üzüldüğüm tek nokta Samet'in durumu.
Bu arada guiza defol git oğlum.

9 Nisan 2009 Perşembe

Ufak Bir Hatırlatma



Gs bayan basket takımı dün akşam Uleb Cup şampiyonu oldu. Gs adına büyük başarı.

Tebrikte ediyorum kendilerini ama bazı internet üzerinden bazı yorumları okuyunca
insan bazı şeyleri hatırlatmak zorunda oluyor. Biz o kupada 2005 yılında final oynadık kaybettik. Bir sene öncesinde de final four oynamıştık ve 3. olmuştuk.

2005 sonrasında ise son 3 eurolig sezonunda çeyrek final oynadık. Son 3 sezondur ise bayanlar liginin şampiyonuyuz.

Geçen sene her iki maçta yenmemize rağmen playoff finalini 0-0 ile başlatan lig şampiyonu ve Türkiye kupası şampiyonu olmuş iken sezon başındaki Cumhurbaşkanlığı kupasında Türkiye Kupası'nda finalde elediğimiz Botaş ile oynamamız gerekirken sizinle oynamak zorunda bıraktıran bir federasyona rağmen biz bunları yaptık.

Gs'nin aldığı kupa illaki başarı addedilecek bir olay ama bunu FB'ye laf sokma yarışına sokarsa birileri son dönemdeki bazı gerçekleride söylemek gerekiyor.

Şimdi bakıyorum takımınızı dirilten Cem Akdağ'ı bizim hocamızı ayarttıktan sonra görevden bıraktıran pembe gömbekliye bile methiyeler düzeliyor. Bir anda camiada yaptıkları unutuluyor.

Ara sıra kazanılan başarılarda ilkeleriniz böyle çiğnenirse yine gelir sizi birileri düşürür benden söylemesi.

Kare Tamamlandı



Şimdi bu kadroya şampiyonluk yakışır ama önce 25 Nisan'da Gscc galibiyeti.

not: resmi antu'dan bir kullanıcıdan aldım burayı okursa hakkını helal ediversin.

Kinsey'de Gelir mi ki?



Solomon'umuz Kralımız dönüyor yanında Kinsey'imizi akıncı beğ'imizi de getirseydi ne güzel olurdu.

8 Nisan 2009 Çarşamba

Bir İhtimal Dönerse


Fenerbahçe, Uyumsuzluk Mahkemesi'ndeki Mehmet Aurelio davasını kazandı.. Sarı lacivertliler, opsiyon hakkını kullanarak sözleşmesini uzatmasına rağmen İspanya'nın Real Betis takımına transfer olan Aurelio'dan 5 milyon 250 bin Dolar tazminat hakkı kazandı.. Milli futbolcunun CAS'a itiraz hakkı var..

Bu haber birden düşüverdi internet sitelerine. hani diyorum ki; Betis bu parayı vermemek için Aurelio'yu bize verirse Aurelio menajeri darbükatör baryam'ı şutlarsa aradaki kırgınlıklar giderilirse ve sene Aurelio yine bizde olursa güzel olmaz mı?

7 Nisan 2009 Salı

Geçen Sene Bu Zamanlar



Deivid Chelsea'ye takarken bizde çıldırıyorduk.