
Atatürk'ten sonra belki de ona yaklaşabilen askeri dehalarımızdan biriydi. Bana göre şehit edilmişti ve faillerine karşı biz bir şey yapamdık. Hala kalbimde yaradır. Hakeza Uğur Mumcu'yu da şehit eden güç Ahmet Taner Kışlalı'yı şehit eden Gaffar Okan'ı şehit eden güçler hala bir perdenin arkasında bizlerle dalga geçiyor.
Eşref Paşa 17 şubat 1993’te Ankara Güvercinlik Askeri Havaalanı’ndan kalkış yaptıktan yaklaşık 9 dakika sonra uçağının düşmesi sonucu hayatını kaybetti. Benim aklım hala jandarma genel komutanlığı gibi önemli bir makam sahibin normal bir uçak kazası sonucu ölmeyeceğidir. Aklım hala bunu almıyor alamıyor.
Eşref Paşa'mız uçak kazasından önce İran-Irak ve Suriye'de tamaslarda bulunup Pkk ile mücadele konusunda önemli mesafeler kaydetmiş bir komutanımızdı. O dönemde ki siyasi hükümet de bu yönde çalışmalar yapıyordu. Böyle bir işbirliği egemen güçlerin işine gelmeyecekti. Bugün ülkenin geldiği noktaya baktığımızda nasıl bir plan uygulanıyor ülke adına gayet iyi anladığımı düşünüyorum ama bunu nasıl ifade edebilirim bilmiyorum. En kısa yol ise şu olur;
Pkk'nın siyasallaştırılıp arada sırada Aktütün-Dağlıca gibi baskınlar ile elimizin kolumuzun bağlanması ve uzun vade de topraklarımız içinde kukla bir Kürt devleti kurulması.
Ben bunu şimdi böyle anlıyorum rahmetli Eşref Paşa muhakkak çok daha önceden anlamıştır ve biliyordu ki komşularıyla ittifak halinde ki bir Türkiye bu coğrafyada huzuru bozmak isteyen egemen güçlerin huzurunu kaçıracaktı. Biz ne zaman komşularımızla iyi ilişkilerin içine girecek olsak bombalar patlatıldı aydın beyinlerimiz Mumcular,Kışlalılar falan şehit edildi.
Aradan 16 yıl geçti ve aradan çok daha yıllar geçecek ne Eşref Paşa'nın ne Uğur Mumcu'nun ne Ahmet Taner Kışlalı'nın ne de diğer değerlerimizin tam olarak kimler tarafından hangi pazarlıklar sonucu şehit edildiğini bilemeyeceğiz ama kendi adıma bazı şeyleri hissetmeye ve bazı şeyleri unutmamaya mecbur hissediyorum.